Ersin Çelik: AK Parti Üsküdar sahilinde başörtüsü vaat ediyor

Üsküdar sahilindeyim. Vapur iskelelerinin önü siyasi partilerin stantlarıyla dolu. Stantlarını göçebe çadırlarından kopya çekmiş gibi emaneten dikmiş olan partiler, kuru kalabalıklara vaat satıyorlar el altından. Kararlı adımlarla AK Parti’nin seçim çadırına doğru yürüdüm. En kalabalık stant da AK Parti’nin. 20 kişi falan var. Tam içimden “bayağı ilgi varmış” diye düşünürken, hepsinin stant görevlisi olduğu beni fark etmeleriyle ortaya çıktı. Bir anda AK Parti bana yöneldi zannettim. Herkesin yüzünde gülümseme. Sanki beni bekliyorlarmış gibi, içten olmaya çalışıyorlar. Kirli sakallı halim onlara, potansiyel AK Partili olacak izlenimi verdi sanırım…

Peki, ben niye AK Parti’nin standına gittim?

More…

İçimi tırmalayan bir mevzu var. 2002’de namus ilan edip, iktidara geldiklerinde, yüzde 1,5’lere, üç beş ağaca benzettikleri başörtüsü için bu seçimlerde –el altından- ne düşünüyorlardı acaba. Malum 2002’deki namuslarına bu seçimlerde hiç değinmemişlerdi. Birkaç arkadaşım, “Birebirde bu işi çözeceğiz. Ulu orta söylemedik ama görün bakın 400 milletvekiliyle gelirsek bu iş kesin çözülecek” edebiyatına devam ettiklerini söylemişlerdi. İşte durup durunken beni AK Parti standına götüren sebep buydu.

Şimdi size AK Parti standında yaşadığım diyalogları aktarıyorum;

— Selamünaleyküm

—Aleykümselam. Üye olmaya geldiniz galiba? Buyurun oturalım şöyle. Çay içer misiniz? Bunlar el broşürlerimiz, bir göz atın isterseniz…

—Ben üye olmaya gelmedim. Biri iki şey soracaktım.

—Buyurun.

—AK Parti, başörtüsü meselesi hakkında tam olarak ne düşünüyor. Seçim beyannamesinde de yoktu. Geçen dönem az çok bahsetmiştiniz. Bu dönem hiç telaffuz edilmiyor…

—Bakın. Bu mevzu inanın bizi de çok rahatsız ediyor. Fakat ciddi anlamda sorunlar var.

—Ne gibi sorunlar?

—Sistem bizi engelliyor. Başörtüsünün adı geçtiği zaman, hemen çörekleniyorlar. Biz de bu yüzden bu konuyu gündeme getirmeden halledeceğiz…

—Nasıl ‘gündeme getirmeden?’ Neden korkuyorsunuz. Size oy verecek olan halk değil mi? Halka rağmen yaşadığınız korkularla nasıl iktidar olacaksınız?

—Bakın siz ve sizin gibiler, yerden göğe kadar haklılar. Haklısınız Biz de sizin gibi aynı düşüncedeyiz. Benim kız kardeşim de başörtülü. ( Bu söylem; her fırsatta dinimize saldıran, sonra ‘siz din düşmanı mısınız’ denildiğinde, “Biz de dindarız” demek için her fırsatta, “Benim babaannem de başörtülüydü, hacca gitmişti, namaz kılardı” diyenlerin savunmalarına ne kadar benziyor deme) Bu sıkıntı hepimizde var.

—Madem toptan muzdaripiz. Neden sesli düşünmüyoruz? Bu konuyu seçim meydanlarında halkla niye paylaşmıyorsunuz? Bu gün burada söylediklerinizi, benim başörtülü annem, eşim, yengem televizyonlardan, genel başkanınızın ağzından neden duyamıyor? Onlar size nasıl güvenecek. Siz bana Üsküdar sahilinde, “Çözeceğiz garantisini veriyorsunuz.” Koskoca, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç veya bir başka yetkili… Onlar neden bu konuya girmiyorlar? Size el altından başörtüsü propagandası yapmayı öğütleyenler, bunun cevabını da vermişlerdir herhalde.

—Onlarda söylemek istiyorlar. Fakat değdim gibi bu konulara girildikçe, bir takım sıkıntılar baş gösteriyor. Bu yüzden dillendirmemek şimdilik en iyi çözüm diye görüyorum… (Çözüm bu anlaşılan. Dillendirmemek. Bu çerçevede bir yerlere de, garanti vermek yani.)

—Peki, beklentiniz ne?

—Halk. Halk bizi 400 milletvekiliyle iktidara getirirse, bu sorunların esamesi bile okunmayacak. Görün bakın o zaman hiçbir sorun kalmayacak… (Biliyoruz. 2002’de de tek başına iktidar istemiştiniz ve hiçbir sorun yaşamadık Allah’a şükür. 363’le bu kadar yaptınız. 400’le neler yapmazsınız ki?)

“Ben alacaklarımı aldım” diyerek ve görevli arkadaşa teşekkür edip AK Partililerin yanlarından ayrıldığımda canim bir hayli sıkılmıştı. Bir de AK Parti’nin 20 metre ilerisine kurulmuş olan MHP standından, “başörtüsü ve imam – hatipler sorunun biz çözeceğiz” cümlelerini duyunca sinirlerim bir hayli gerildi. MHP bu işi nasıl çözecek ki? 99’da nasıl çözmüşlerini görmüşken, Nesrin Ünal’ın yaptığı dün gibi aklımdayken ne hakla bu vaatleri verirler anlamış değilim. Bu düşüncelerle ayrıldığım Üsküdar sahilinde seçmen avlayan siyasi partilerin iç yüzünü görmüş olmak kâr kaldı bana. AK Parti Meydanlarda susup stantlarda, iyi okumuş iletişim elemanlarıyla başörtüsü sorununu çözüyor sevgili okur. İnanmıyorsan samimi duygularla, herhangi bir standına yanaşabilirsin. Ama sakın rengini belli etme, pot kırmazlar. Az da olsa oy verebilir izlenimini oluştur, stant görevlisinin…

Ersin Çelik (haber5com)
ene_ersin@yahoo.com.tr


About this entry